<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Günce Arşivleri - Dandik Yazar</title>
	<atom:link href="https://dandikyazar.com/kategori/gunce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dandikyazar.com/kategori/gunce/</link>
	<description>Bir şeyler yazar, satranç oynar, müzik dinler...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2015 09:28:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.3</generator>
	<item>
		<title>Sanal Alem</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2015/08/sanal-alem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[dandikyazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2015 09:26:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[(Ömer YANIKOĞLU)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/?p=262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazen yaşamdan kaçmak ister insan, yada yaşadıkları az gelir. Öyle yada böyle internet sitelerinde chat odalarına dalıverirler. Kimisi olan fazla vaktini öldürür, kimiside halinden anlayacak bir dost arar, fazlası da olursa ne ala der. Zamanla tat almaya başlar yada iyiden iyiye durum kötüye gider. Ne düşüncelerle gelmişti ki başına ne işler gelir. Hayatın kendisini sorgulamaya [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2015/08/sanal-alem/">Sanal Alem</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen yaşamdan kaçmak ister insan, yada yaşadıkları az gelir. Öyle yada böyle internet sitelerinde chat odalarına dalıverirler. Kimisi olan fazla vaktini öldürür, kimiside halinden anlayacak bir dost arar, fazlası da olursa ne ala der. Zamanla tat almaya başlar yada iyiden iyiye durum kötüye gider. Ne düşüncelerle gelmişti ki başına ne işler gelir. Hayatın kendisini sorgulamaya başlar. Aslında kötü olan insanların hiç olmadıkları insan olmaya başlamasıdır. Ben hayatım boyunca yalan konuşamadığım için hep olanı olduğu gibi söylemişimdir. Tutupta karakterimi olmayan bir karaktere çevirmedim. İçimden geldiği gibi davrandım, tabi aradığı portreyi bende bulamayanlar beni sevmediler. ( aq herkes mi porte peşinde kimse sevemedi beni 😉 😀 ) Portre düşkünü bu arkadaşlar genelde bir kaç ay sonra kanka , kadim dostum , hayatımın aşkı dedikleri insanlar hakkın da verdi de veriştirdi. Zamanla portrede bazı değişiklikler oldu, hiç var olmayan renkler beliriverdi. Eee bilemezdi ki portrenin boyasının döküleceğini&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Peki nerede yanlış yapıyoruz, yada neden sevilmiyoruz. Hatta sevilmek için neden olmadığımız insan oluyoruz. Şu anda yaşadığımız yalnızlığımız yalan mutluluğumuzdan daha mı çirkin ? Bu soruların cevabı çok net olmamakla beraber aslında sizin bildiğiniz cevaplar. Ne fazlasını yazabilirim nede bilmediklerinizi söyleyebilirim. Aslolan benim neden bu satırları yazmam. Galiba kırıldım. Yüreğimin sağa sola düşen parçalarını toplamak için yazıyorum. Belki de isyan ediyorum, bilmiyorum. Bildiğim tek şey üzüldüğümde bir zaman sonra boşluk duygusunu tatmam. Bir boşluktayım ve düşünmeden kalabiliyorum. Yani demem o ki sanal dünyanın bir kusuru var portrelerden oluşması, ve bundadır ki boyası düşen portrelerin yalnızlığı&#8230; 😉 Birde benim gibi mallar var, portresiz dolaşan hep yalnız 😛 😀</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2015/08/sanal-alem/">Sanal Alem</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Magmanın Merkezine Yolculuk</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2015/08/magmanin-merkezine-yolculuk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[dandikyazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2015 13:59:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[(Ömer YANIKOĞLU)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/?p=260</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tuhaftır hayat, planlar yaparsınız fakat hayat istemezse hiç bir anlamı kalmaz bütün bunların. En basitinden gitmek istersiniz olmadık bir sürü şey olur ya da onca zaman beklediğinizi siz giderken gerçekleştirir. İki arada bir derede kalırsınız. Gitmek ve kalmak bir eylem olmaktan çıkar, kafanızı dumanlayan bir düşünce olur. Artık büyüdüm daha sağlam basıyor ayaklarım derken işin [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2015/08/magmanin-merkezine-yolculuk/">Magmanın Merkezine Yolculuk</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tuhaftır hayat, planlar yaparsınız fakat hayat istemezse hiç bir anlamı kalmaz bütün bunların. En basitinden gitmek istersiniz olmadık bir sürü şey olur ya da onca zaman beklediğinizi siz giderken gerçekleştirir. İki arada bir derede kalırsınız. Gitmek ve kalmak bir eylem olmaktan çıkar, kafanızı dumanlayan bir düşünce olur. Artık büyüdüm daha sağlam basıyor ayaklarım derken işin aslının öyle olmadığını anlarsınız. Aslolan hayat karşısında yürümeye yeni başlamış birer bebek olduğumuz, her an düşmeye hazır. Allah’a emanet bebek adımlarımızla koşarken sağa sola yalpalar kendimizden bihaber güler, eğlenir, coşar ve durmaksızın koşarız. İlk düşüşümüzü yaşadığımızda kimimiz oturur ağlar kimimiz kan revan dizlerine aldırmaksızın koşmaya devam eder.  İşte hayatın bu ilk virajında kimimiz geride kalır kimimiz ileride…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hayat gelgitler içine sokar insanı. Dalgalı bir deniz misali sizin rahat yüzmenize olanak vermez. Mücadele edersiniz, emek verirsiniz ve sizi içine çekmesini olabildiğince engellersiniz. Kıyıya yakın kalmak için verdiğimiz bu savaşta kimimiz galip çıkar kimimiz mağlup ve bundandır hayatın bize verdiği ağırlık. Kolay değildir yaşamak. Onu kolaymış gibi gösterenler vardır sadece, yorgunluğunu insanlardan saklayan. Güçlü olmak kelimesinin karşılığını verme mücadelesine girerken hayatın onca güzelliğini bilmeden biçare yaşarlar. Biçare yaşayan bu insanların içi boş kof gövdelerinden etkilenenler vardır, onlar gibi olmak için onca güzelliği teperler. Kimileri de bu güzelliği yaşarken aslında var olmayan bir güzelliğin peşine düşerler. Bu güzelliğin peşine düştükleri o andan itibaren biçare insanlar topluluğunun birer ferdi olup çıkarlar…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>( Devamı haftaya 😛 😀 )</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2015/08/magmanin-merkezine-yolculuk/">Magmanın Merkezine Yolculuk</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanmak</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2013/11/sanmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[dandikyazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2013 11:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[(Ömer YANIKOĞLU)]]></category>
		<category><![CDATA[Sanmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/?p=244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ve uzaklaşır anılar ya da biz öyle sanarız. Sandığımız da kesin, olmadık zamanda aklıma gelişinden biliyorum&#8230;</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2013/11/sanmak/">Sanmak</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ve uzaklaşır anılar ya da biz öyle sanarız. Sandığımız da kesin, olmadık zamanda aklıma gelişinden biliyorum&#8230;</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2013/11/sanmak/">Sanmak</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canan&#8221;ım&#8221;</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2013/11/cananim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[dandikyazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2013 13:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[(Ömer YANIKOĞLU)]]></category>
		<category><![CDATA[Canan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/?p=237</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kelimeleri tüketiyoruz ama kelimeler bitmiyor geçen ömrümüz gibi. Biz zamanla bitiyoruz ama kelimelerimiz bitmiyor. Sana olan düşkünlüğüm, sevdam, ne kadar bitmiş gibi gözükse de içimde bir yerlerdesin hala. Zamansız geliyorsun aklıma, yaşlarımı tutuyorum güç bela. Gurur değil sebebi, değecek biriydin ve biliyorum ki değenler asla ağlatmaz. Ruhumun derinliklerinde açtığın yaralar senden birer hatıra. Saklıyorum, sımsıkı [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2013/11/cananim/">Canan&#8221;ım&#8221;</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kelimeleri tüketiyoruz ama kelimeler bitmiyor geçen ömrümüz gibi. Biz zamanla bitiyoruz ama kelimelerimiz bitmiyor. Sana olan düşkünlüğüm, sevdam, ne kadar bitmiş gibi gözükse de içimde bir yerlerdesin hala. Zamansız geliyorsun aklıma, yaşlarımı tutuyorum güç bela. Gurur değil sebebi, değecek biriydin ve biliyorum ki değenler asla ağlatmaz. Ruhumun derinliklerinde açtığın yaralar senden birer hatıra. Saklıyorum, sımsıkı sarılıyorum onlara. Kelimeler hala arkadaşım ve tüm şairler yine benim için çalışıyor. Yazılan bütün şiirler sana. Ve sen bu kadar uzaklaştıkça bir o kadar yaklaşıyorsun bana.</p>
<p>Kelimelerim çağıracak seni eşref saatinde. Beni anacaksın küfürler ederek. Hani yanımda olacaktın diyeceksin, içimde ki seni bilmeyerek. Hep yanındayım aslında. Ama anlaşmamızda olmayan bir şeyler var bu işte. Sen söz vermediğin halde yanımdasın her daim. Yalnız kelimelerinden, sesinden yoksun. Bakışlarını alıp götürmüşüm. O kadar olumsuzluklardan bahsederken dudakların, yaşama sevinciyle dolu gözlerin. Karmaşa kelimesinin tam karşılığıydın aslında. Eksik kalan tarafım, başarısızlığımı bozacak olan tek anahtarım, ömrümün vazgeçilmez törpüsü ve şair ruhlu kadın&#8221;ım&#8221;. Tırnak içine aldığım çok basit gibi gözüken o sahiplenme ekini asla kullanamayacak olmam zehirliyor beni. İmkansızım diyorum seni her andığımda ve imkansızım olup düşüyorsun yüreğime. Göğsümdeki tüyler, göğsüm ateşler içinde düşüncelerime karıştığında. Burnumun direği sızlıyor, gözyaşlarımı tutuyorum ve hayır ağlamayacağım diyorum hırslanarak. Onca yıl geçti üstünden ama ilk tazeliğinde bıraktığın acı, her aklıma geldiğinde. Benim de bildiğim bu imkansız olan şey ney hala düşünüyorum. Eğitim seviyemiz mi, senin okumuş olman benim okumamış olmam mı? söylesene bana. Onca okumuş insan sevgiye, aşka bu kadar cahilken beni bütün bu anlamsız şeylerden mi istemedin. Anlamıyorum ve gerçekten bilmiyorum ikimize ait olacak bir ilişkinin imkansızlığını. Bence kaçamak, ustaca söylenmiş bir yalandan ibaretti attığın mesaj. Sen beni istemediğini söylemedin bütün yürekliliğinle&#8230;  Kaybettiğin gün oydu belki de beni. Bir yalan cümlenin esaretine koyup, kaçman öylece. Masum bir çocuktu sana olan aşkım, yalandan yoksun.</p>
<p>Riyakar olmayan bir aşka uzattığın dili şekersiz bir çaydan daha fazla yakar kader denilen anlaşılmaz olgu. O olguyu anlama telaşında yanan diline ağlarsın. Her aşk deyişinde ağız dolusu küfürler eder sevdiğin o ılık rüzgarlar sana. Anlamazsın bunca dediğimi bilirim, anlamak için bir şairin kelimelerine sahip olmalısın. Kelimeleri esir almaya çalışan değil kelimelere esir kalan biri, budur şair. Senin hep olduğunu sandığın ama asla sahip olamadığın&#8230; Sen kelimeleri katlederken ben onların tam anlamlarını karşılıyordum soğuk gecelerde. Özlem, yalnızlık, imkansızlık, yangın, dinmek bilmeyen bir acı ve bir sürü kelime. Esir düştüm sayende kelimelere. Şairliğim senden ve ondandır kelimelerden kaçışım. Ve yarım kalan yazılarım, eksik kalmamdan. Diğer yarım yani sen.</p>
<p>Canan&#8221;ım&#8221; o kadar büyük ki seni bırakıp gittiğim karanlıklar, ne biri sana dokunabilir nede varlığını sezebilir. İçimde, karanlıklar içinde kimsenin bilmediği ve asla bilemeyeceği bir yerde öylece gecelerimi bekliyorsun. Ve beklediğin o an geliyor, ben nefes aldıkça. Kapıyorum gözlerimi silüetin düşüyor gecelerime. Muhabbet edip eski günlerden konuşuyoruz. Sen yine beni bende seni kötülüyorum. Yanaklarımdan aşağı dudaklarıma değiyor tuzlu bir damla. Kuçaklayıp yatıyorum silüetini. Ve yine yarım kalıyorum&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2013/11/cananim/">Canan&#8221;ım&#8221;</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Işık</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2013/11/isik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[dandikyazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 16:55:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[(Ömer YANIKOĞLU)]]></category>
		<category><![CDATA[Işık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/?p=235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karanlıklarım var, karanlıklarımı aydınlatacak ışık bulma telaşında; sönmekte olan bir kor buluyorum. Işık sanıyorum başta, söndüğünde anlıyorum telaşımın kurbanı olduğumu&#8230; Yanlışlarıma üzülürken bulmuş olduğum ışıkları kaybediyorum&#8230;</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2013/11/isik/">Işık</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karanlıklarım var, karanlıklarımı aydınlatacak ışık bulma telaşında; sönmekte olan bir kor buluyorum. Işık sanıyorum başta, söndüğünde anlıyorum telaşımın kurbanı olduğumu&#8230; Yanlışlarıma üzülürken bulmuş olduğum ışıkları kaybediyorum&#8230;</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2013/11/isik/">Işık</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Günü</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2011/04/dogum-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2011 14:05:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/wp/?p=26</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet bugün dünya için karanlık bir gün ! Düzensizlik içinde, düzenini bulmuş bir dünyanın kırık dişlisi bugün doğmuş. Sorgulama, eleştirme, düşünme gibi dünyanın sırt çevirip vazgeçtiği şeylere sahibim çünkü. Bir şeyleri anlıyorum, anladıkça üzülüyor, üzüldükçe vazgeçiyorum. Sebebi belli olmayan bir üzüntüyü taşıyorum bazen yüreğimde… Amalardan çok rağmen kavramını sokuyorum hayatıma. Her şeye rağmen yaşamak güzel. Bir [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2011/04/dogum-gunu/">Doğum Günü</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet bugün dünya için karanlık bir gün ! Düzensizlik içinde, düzenini bulmuş bir dünyanın kırık dişlisi bugün doğmuş. Sorgulama, eleştirme, düşünme gibi dünyanın sırt çevirip vazgeçtiği şeylere sahibim çünkü. Bir şeyleri anlıyorum, anladıkça üzülüyor, üzüldükçe vazgeçiyorum. Sebebi belli olmayan bir üzüntüyü taşıyorum bazen yüreğimde…</p>
<p>Amalardan çok rağmen kavramını sokuyorum hayatıma. Her şeye rağmen yaşamak güzel. Bir güzelin kollarında ölmek hayaline hasret değil, sevilmeye hasret geçiriyorum günlerimi. Günler geçiyor özlemlerle. Özlemlerime amaları karıştırmıyorum. Her şeye rağmen onu sevmek güzel diyorum.</p>
<p>Hani o an bilseydi diyerek bir keşkeye sahip oluyorum. Sonra içi buruk, tatlı bir tebessüm yerini alıyor yüzümde. <strong>“Zaten ben istememiş miydim zaten onun keşke’m olmasını.” </strong>İşte o an bir amalı cümle kurmak geliyor içimden. Fikrimden geçen zikir olmadan yarı yolundan dönüyor. Saniyeden az bir sürede değişiyor düşüncelerim. Evet bende biliyorum. <strong>” O artık bana haram.”</strong></p>
<p>Yinede haramın bazen günah olmadığı yalanına inandırıyorum kendimi. Umurumda sanki sensiz geçecek mutlu bir öbür dünya hayali. Sen olmalısın her anımda, yaşam seninle var olmalı. Bütün dogmatik fikirlerden kurtulup umarsızca söylemeliyim sana olan aşkımı. “Sevgilisi var.” gibi bir basit cümle beni yolumdan alı koymamalı.  Ama bu basit düşünce değil beni böyle çaresiz bırakan.</p>
<p>Sen onu seviyorken, seni mutsuz bırakacak girişimlerde bulunamam ki. Ben bu denli çaresizliği sende yaşıyorum. Çok üzülüyorum fakat bu sefer vazgeçemiyorum. Yırtıp atıyor geceyi felaket tellalı olan düşüncelerim. Olabildiğince aşağılıyorum seni. Ve o gece sana olan duygularımı yitiriyorum. Yüreğim yangın yeri, sana olan bütün duygularım yanıyor. Sabah uyandığımda sana rastlıyorum tekrar. O efsanevi kuş misali küllerinden doğuyor sana olan duygularım. Anlamlar vermeye çalışırken olabildiğince bu düzen içinde, neden sende bütün anlamsızlıkları yaşıyorum.</p>
<p>Bir doğum günü gelmiş çatmış. Ömür yıllar merdiveninde bir basamak daha çıkmış. Çokta güzel değil bugün. Sensiz geçecek yıllarıma bir yenisini bekleyeceğim o kadar.</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2011/04/dogum-gunu/">Doğum Günü</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye ve Yapılan Sınavlar</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2011/04/turkiye-ve-yapilan-sinavlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2011 14:30:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/wp/?p=74</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acaba kaçımız  Türkiye’de yapılan sınavların güvenirliliğine inanıyoruz. Tabiki hiç birimiz güvenemiyoruz. Peki şimdi biz kime kızmalıyız, kimden hesap sormalıyız. Bu konuya gereken hassasiyeti göstermeyen hükümete mi, yoksa onlara oy vererek bu mertebelere getiren kendimize mi? İlk önce şunu söylemeliyim ki “ben oy vermedim bu hükümete” diyerek işin içinden kurtulamazsınız. Bu sorunlar hepimizin daha doğrusu bu ülke hepimizin. [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2011/04/turkiye-ve-yapilan-sinavlar/">Türkiye ve Yapılan Sınavlar</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acaba kaçımız  Türkiye’de yapılan sınavların güvenirliliğine inanıyoruz. Tabiki hiç birimiz güvenemiyoruz. Peki şimdi biz kime kızmalıyız, kimden hesap sormalıyız. Bu konuya gereken hassasiyeti göstermeyen hükümete mi, yoksa onlara oy vererek bu mertebelere getiren kendimize mi? İlk önce şunu söylemeliyim ki <strong>“ben oy vermedim bu hükümete”</strong> diyerek işin içinden kurtulamazsınız. Bu sorunlar hepimizin daha doğrusu bu ülke hepimizin. Sırf babasının oy verdiği partiye oy veren kaç arkadaşım var benim.</p>
<p>En suçlu benim aslında; onlara doğruyu anlatamadığım için. Sınava giren kardeşimin yüzüne bakamıyorum. Hakkını göz göre göre gasp ediyorlar ve benim elim kolum bağlı. Kendimden utanıyorum. Hesap sormaya ilk önce kendimizden başlamalıyız. Ben kesinlikle suçluyum. Başkalarının gözlerini açamadım. Ama onlar da ben kadar suçlu, benim onların gözlerini açmama ihtiyaç duymamaları gerekirdi.</p>
<p>Benim pek çok arkadaşım var farklı insanlara hayranlık duyan. Özellikle çok sevdiğim bir arkadaşımın <strong>“Nihat GENÇ”</strong> adlı bir yazarı çok sevdiğini biliyorum. Hatta bir programından bir bölüm paylaşmışlardı facebook’ta. O videoda hatırladığım bir cümleyi yazmak istiyorum.</p>
<blockquote><p><strong>“Bu milletin hepsi tavuk, herkes oy alır bunlardan!”</strong></p></blockquote>
<p>İnanın insanlarımıza bir sürü hakaret. Peki benim böyle olmamda,bu milletin insanının böyle olmasında senin hiç mi suçun yok ? Sen biz tavuk olurken neredeydin?  demiştim o zaman. İşin kötü tarafı şu ki onun bir çok dediğine katılıyorum. Ve biliyorum ki ona yaptığım bu eleştiriye en objektif yaklaşacak kişide odur. Oda bunları biliyor ve üzülüyor. Şimdi elinden gelenide yapıyor tabiki de. Benim bildiğim biri daha var! <strong>“Banu AVAR”</strong>.  O da Türkiye üstünde oynanan oyunları anlatmıştı TRT’de yaptığı belgesel tadındaki programında. Tabi o kadar güzel anlatmıştı ki; baktılar milletin gözü ufaktan aralanıyor hemen program kaldırıldı. Ben yaptığı bir konferansta ona programının neden kaldırıldığını sormuştum. Daha doğrusu gerekçe olarak ne gösterildi diye sormuştum. Verdiği tek yanıt şu oldu.</p>
<blockquote><p><strong>“Diğer milletlerin elçileri sağolsun.”</strong></p></blockquote>
<p>Demek ki birileri bizim uyanmamızı istemiyor. Ve o kısacık konferansta Banu AVAR şunları da söyledi, bizlere bakarak.</p>
<blockquote><p><strong>“Ben bu milletin gençlerine kesinlikle güveniyorum. Avrupalı bizden korkuyor. Hala inceleniyoruz ama nasıl ayakta kaldığımızı anlayamıyorlar. Bir çok planları boşa çıktı. İkiye bölündüğümüz yılda bile toparlandık ve bu hala böyle devam etsede ayaktayız ve ayakta kalacağız.”</strong></p></blockquote>
<p>Şimdi yaşım ilerledikçe onu daha iyi anlıyorum. Şimdi iki aydın ismi verdim sizlere. Onların yapıtlarını okuma işini sizlere bırakıyorum. Konu biraz dağıldı. Toparlamaya çalışayım. Türkiye’de yapılan sınavlardı konumuz. Yazmaya fazla gerek yok aslında iptal edilen iki sınav veriyorum sizlere.</p>
<ol>
<li><strong>13 Eylül 2009 günü ÖSYM tarafından yapılan PMYO Polis Meslek Yüksek Okulları giriş sınavı iptal edilmiştir</strong><strong></strong></li>
<li><strong>İptal edilen 2010-KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı</strong></li>
</ol>
<p>Evet araştırma işini sizlere bırakmak daha anlamlı benim için. Eğer milletinizi gerçekten seviyorsanız illa ki araştırırsınız. Şunu da söylemek isterim <em>(içimde kalmasın)</em> ben bu konuları enine boyuna araştır kocaman bir rapor hazırlarım. Ama; <em>(bazı diyemiyorum)</em> bir sürü akıllı geçinen embesil şunları der. Bu çalışmayı, araştımayı yapan kişinin eğitim durumu ne? İlla ki başkası akıl veriyordur vb. O yüzden araştırma işini sizlere bırakıyorum.</p>
<p><em><strong>Tamam cahil olabilirim ama kesinlikle aptal değilim!</strong></em></p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2011/04/turkiye-ve-yapilan-sinavlar/">Türkiye ve Yapılan Sınavlar</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egolar ve İnsanlar</title>
		<link>https://dandikyazar.com/2011/04/egolar-ve-insanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[webmaster]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 14:45:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dandikyazar.com/wp/?p=96</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün sizlerle Takım müsabakalarında başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum… Biz Giresun ilinin en güçlü satranç takımını kurduk.. 02.04.211 – 03.04.2011 tarihleri arasında yapılan bu müsabakalarda çok kötü bir olayla karşılaştık. Elde olmayan nedenlerden dolayı takımızın 3 oyuncusu müsabakaya katılamadı. Biz bu durumun önemseneceğini düşünemedik. Tabi ki böyle düşünmemizde bazı nedenler var. Çünkü turnuvanın ilk günü Giresun [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2011/04/egolar-ve-insanlar/">Egolar ve İnsanlar</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün sizlerle Takım müsabakalarında başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum…</p>
<p>Biz Giresun ilinin en güçlü satranç takımını kurduk.. 02.04.211 – 03.04.2011 tarihleri arasında yapılan bu müsabakalarda çok kötü bir olayla karşılaştık. Elde olmayan nedenlerden dolayı takımızın 3 oyuncusu müsabakaya katılamadı. Biz bu durumun önemseneceğini düşünemedik.</p>
<p>Tabi ki böyle düşünmemizde bazı nedenler var. Çünkü turnuvanın ilk günü Giresun Satranç İl Temsilcisi Köksal Demirkılıç açılış konuşmasını yaptı. Bu konuşma çerçevesinde bazı külüplerin oyuncularının eksik olduğunu ve bu durumun gözardı edilmesi gerektiğini, bunun Giresun satrancı için yapmamız gerektiğini söyledi. Herkes bu durumu Giresun satrancına zarar gelmemesi için gözardı edmişti.</p>
<p>Nitekim turnuvanın ikinci günü öğle vaktinden sonraki maçımızda takımımızın 3 oyuncusunun eksik olmasından dolayı bizim hükmen yenik olmamız gerektiğini söyleyen bir İl Temsilcisi ile karşılaştık. Bu duruma takımdan kimse anlam veremedi. Çünkü öğlenden önce başka bir takımın 5 ouncusu yoktu ve buna rağmen o üç oyuncu çıkıp maçını yaptı ve geçerli oldu..</p>
<p>Peki neden bizde kabul olmadı…</p>
<p>Neden basit aslında: bizim takımımızın başarısını kıskanan -çekemeyen- birinin egosu yüzünden yenilmek zorundaydık. Bu kişi tabiki de Köksal DEMİRKILIÇ ‘tır. Gerçekten bu davranış büyük bir terbiyesizliktir. O zamana kadar birçok şey gözardı edilmişken neden sıra bize geldiğinde prosedür tam işletildi ? Bu büyük bir haksızlıktı. Üstelik bizim takımın oyuncusu bir iki dakika geçikmeli olsada gelmişti. Ama bu kabul görmedi, onların istediği zaman diliminde gelmedi bizim oyuncumuz.. Neymiş?  “PROSEDÜR ” böyleymiş. Bu durum beni fazlasıyla üzdü.</p>
<p>Ben Giresun ilinde yapılan bir çok yarışmada hakemlerimize her konuda  yardım eden biriydim. Masaların dizilmesinde, satranç takımlarının taşlarının dizilmesinde.. Sandalyelerin masalara koyulmasına varana kadar her işe seve seve yardım ederdim. Gördüğümüz değere bak dedim.</p>
<p>Tabi ki hakkımdan vazgeçecek değilim. Ben zamanında Giresun Satrancının gelişmesinde büyük çabalar sarfetmiş Zafer TANER’in öğrencisiyim. Onun yokluğunda olan böyle yanlışlara sessiz kalamam. Kesin olarak bildiğim birşey varsa benim bu duruma sessiz kalmayacağımdır.. Elimden geleni ardıma koymayacağıma emin olabilirsiniz. Giresun Satrancını Egolarına hakim olamayan birinin eline bırakmaya hiç ama hiç niyetim yok. Burası Türkiye deyipte vazgeçmeyeceğim…</p>
<p>Sonrası <a href="https://dandikyazar.com/2011/04/egolar-ve-insanlar/">Egolar ve İnsanlar</a> <a href="https://dandikyazar.com">Dandik Yazar</a> ilk ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
